Dyt. Eda KılıçDyt. Eda Kılıç — ana sayfa

Tiroid Hastalıklarında Beslenme

7 dk okuma

Hipotiroidi, Haşimoto ve hipertiroidide beslenme ilacın yerini tutmaz; ancak ilacın emilimini, enerji düzeyinizi ve kilo yönetiminizi doğrudan etkiler. İyot, selenyum, glüten ve guatrojen besinler gibi konuları tahlillerinize göre birlikte netleştiriyoruz.

Beyaz tabakta ızgara balık, yeşillik ve limon dilimi

Sürekli yorgunluk, herkes rahatken üşümek, dökülen saçlar, kabızlık ve tartıda nedeni anlaşılamayan artış… Bu şikâyetlerle hekime giden pek çok kişi tiroid bezinin az çalıştığını öğrenir. Tanının ardından ilk sorulan sorular hemen hemen aynıdır: “Ne yemeliyim, neyi kesmeliyim, glüteni bırakmam şart mı, iyotlu tuz kullanabilir miyim?”

Tiroid hastalıklarında beslenme konusunda internette dolaşan bilgilerin önemli bir bölümü ya abartılı ya da yanlıştır. Bu sayfada hipotiroidi, Haşimoto tiroiditi ve hipertiroidide beslenmenin gerçekte neyi değiştirebildiğini, hangi besin ögelerinin önemli olduğunu, tiroid ilacının emilimini nelerin etkilediğini ve kilo yönetiminin nasıl ele alınması gerektiğini bulacaksınız.

Tiroid bezi ne yapar?

Tiroid, boynun ön tarafında yer alan kelebek biçimli küçük bir bezdir. Salgıladığı hormonlar vücudun çalışma temposunu ayarlar: enerji harcaması, vücut ısısı, kalp ritmi, bağırsak hareketleri, cildin ve saçın yenilenmesi bu hormonlara bağlıdır. Tiroid az çalıştığında her şey yavaşlar, fazla çalıştığında hızlanır. Bu nedenle tiroid hastalıklarının belirtileri bütün vücutta hissedilir.

Hipotiroidi, Haşimoto ve hipertiroidi arasındaki fark

Hipotiroidi (tiroidin az çalışması)

Tiroid hormonu yetersiz üretilir. Yorgunluk, üşüme, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, adet düzensizliği, unutkanlık ve hafif kilo artışı en sık belirtilerdir. Tedavisi, eksik hormonun ilaçla yerine konmasıdır.

Haşimoto tiroiditi

Bağışıklık sisteminin tiroid bezini hedef aldığı otoimmün bir hastalıktır ve hipotiroidinin en sık nedenlerindendir. Kanda tiroid antikorlarının yüksekliğiyle tanınır. Hastalık yıllar içinde yavaş ilerler; bazı kişilerde tiroid hormonları uzun süre normal kalır.

Hipertiroidi (tiroidin fazla çalışması)

Tiroid hormonu gereğinden fazla üretilir. Çarpıntı, terleme, el titremesi, sinirlilik, uykusuzluk, sık dışkılama ve iştah artışına karşın kilo kaybı görülür. En sık nedenlerinden biri, yine otoimmün bir hastalık olan Graves hastalığıdır.

Bu hastalıkların tümünde tanıyı, ilaç tedavisini ve doz ayarını endokrinoloji ya da iç hastalıkları uzmanı yapar.

Beslenme tiroid hastalığını tedavi eder mi?

Açık konuşmak gerekir: hiçbir diyet, besin ya da bitkisel karışım tiroid ilacının yerini tutmaz ve Haşimoto’yu ortadan kaldırmaz. “Tiroidi iyileştiren diyet” vaatleri gerçeği yansıtmaz ve ilacın bırakılmasına yol açtığında ciddi sonuçlar doğurabilir.

Buna karşılık beslenme şu alanlarda gerçek bir fark yaratır: ilacınızın düzgün emilmesi, tiroidin ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin yeterli alınması, kilo ve kas kütlesinin korunması, kabızlık ve yorgunluk gibi şikâyetlerin hafiflemesi ve tiroid hastalığına sıkça eşlik eden insülin direnci, kolesterol yüksekliği ve kansızlık gibi durumların yönetimi.

Tiroid sağlığı için önemli besin ögeleri

İyot

İyot, tiroid hormonunun yapı taşıdır; eksikliği guatra ve hipotiroidiye yol açar. Ancak fazlası da zararlıdır ve özellikle Haşimoto’su olan kişilerde tabloyu ağırlaştırabilir. Günlük yemeklerde iyotlu tuzun ölçülü kullanımı çoğu kişi için yeterlidir. Deniz yosunu tabletleri ve “tiroid desteği” adıyla satılan yüksek iyotlu takviyeler ise hekim önermediği sürece kullanılmamalıdır. İyotlu tuzu bırakıp bırakmayacağınıza kendi başınıza değil, hekiminizle birlikte karar verin.

Selenyum

Selenyum, tiroid hormonunun etkin biçimine dönüşmesinde görev alan enzimlerin parçasıdır. Balık ve deniz ürünleri, yumurta, et ve kuruyemişler iyi kaynaklardır. Brezilya cevizi çok yoğun bir selenyum kaynağı olduğundan avuç avuç yenmemelidir. Selenyum takviyesi herkese gerekmez; fazlası saç dökülmesi ve tırnak bozulması gibi sorunlara yol açabilir.

Demir, çinko, D vitamini ve B12

Demir ve çinko eksikliği tiroid hormonlarının üretimini ve kullanımını olumsuz etkileyebilir; ayrıca yorgunluk ve saç dökülmesini artırır. Haşimoto’lu kişilerde B12 ve D vitamini eksikliğine daha sık rastlanır. Tiroid değerleri düzeldiği hâlde süren yorgunluğun arkasında çoğu zaman bu eksikliklerden biri bulunur. Hangi değerlere bakılacağına hekiminiz karar verir; eksiklik saptanırsa beslenme ve gerektiğinde takviye planlanır.

Protein

Yeterli protein, hem tiroid hormonlarının kanda taşınması hem de kas kütlesinin korunması için gereklidir. Hipotiroidide metabolizma yavaşladığı için kas kaybını önlemek ayrıca önem taşır.

Tiroid ilacı ve beslenme: emilimi neler etkiler?

Tiroid hormonu ilacı, emilimi yiyecek ve içeceklerden kolayca etkilenen bir ilaçtır. Değerleri bir türlü düzene girmeyen kişilerde sorun çoğu zaman dozda değil, ilacın alınma biçimindedir. Genel olarak dikkat edilenler şunlardır:

  • Aç karnına ve suyla: İlaç genellikle sabah aç karnına, yalnızca suyla alınır ve kahvaltıdan önce hekimin önerdiği süre kadar beklenir.
  • Kahve ve çay: İlacın hemen üzerine içilen kahve emilimi azaltabilir. Sabah kahvesini ilaçtan sonraki bekleme süresinin sonuna bırakmak gerekir.
  • Kalsiyum, demir ve magnezyum: Bu mineralleri içeren takviyeler ve mide ilaçları tiroid ilacını bağlar. Aralarında birkaç saat bırakılmalıdır.
  • Soya ve çok yüksek lifli öğünler: İlaca yakın saatte tüketildiklerinde emilimi düşürebilir.
  • Düzen: İlacı her gün aynı biçimde almak en az bu kuralların kendisi kadar önemlidir.

İlacınızı ne zaman ve nasıl alacağınız konusunda geçerli olan, hekiminizin size verdiği talimattır. Kullandığınız takviyeleri hekiminize ve diyetisyeninize mutlaka bildirin.

Lahana, brokoli ve soya tiroide zararlı mı?

Lahana, brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası, turp ve roka gibi sebzeler guatrojen adı verilen bileşikler içerir. Bu bileşiklerin çok yüksek miktarda ve çiğ olarak alınması, iyot yetersizliği de varsa tiroidin iyot kullanımını güçleştirebilir. Ancak normal porsiyonlarda yenen, özellikle de pişirilmiş sebzeler tiroid hastaları için sakıncalı değildir. Bu sebzeleri sofradan kaldırmak, lif ve antioksidan açısından zengin bir besin grubundan boş yere vazgeçmek anlamına gelir. Dikkat edilmesi gereken, her gün büyük miktarda çiğ lahana ya da karalahana içeren sebze sularıdır.

Soya ürünleri de ölçülü tüketildiğinde sorun oluşturmaz; yalnızca ilaçla aynı saatte alınmamalıdır.

Haşimoto’da glüteni kesmek gerekir mi?

En çok sorulan sorulardan biridir. Bilinen şudur: Haşimoto’su olan kişilerde çölyak hastalığı toplumun geneline göre daha sık görülür. Bu nedenle şişkinlik, ishal, demir eksikliği ya da açıklanamayan kilo kaybı gibi şikâyetler varsa hekim çölyak taraması isteyebilir. Çölyak saptanırsa glütensiz beslenme zorunludur.

Çölyak hastalığı olmayan Haşimoto hastalarında ise glütensiz diyetin herkese önerilmesini haklı kılacak yeterli kanıt bulunmuyor. Glüteni bıraktığında kendini daha iyi hisseden kişiler vardır; bu çoğu zaman hamur işi ve paketli ürünlerin azalmasıyla ilgilidir. Denemek istiyorsanız önce çölyak testlerinizi yaptırın, ardından süreci eliminasyon diyeti mantığıyla, sınırlı süreli ve denetimli biçimde yürütün.

Hipotiroidide kilo yönetimi

Tiroid az çalıştığında metabolizma yavaşlar ve vücut su tutar; ancak hipotiroidiye bağlı kilo artışı çoğu zaman sanıldığı kadar büyük değildir ve bir bölümü ödemden kaynaklanır. İlaç tedavisiyle hormonlar normale döndüğünde kilo vermek, tiroid hastalığı olmayan biri için ne kadar mümkünse o kadar mümkündür.

Tiroid değerleri normal olduğu hâlde kilo verilemiyorsa nedeni başka yerde aramak gerekir: uyku, hareket, öğün düzeni, insülin direnci ya da yıllardır süren kısıtlayıcı diyetlerin yarattığı kas kaybı. Çok düşük kalorili diyetler tiroid hormonlarının etkin biçimini düşürerek metabolizmayı daha da yavaşlatabilir; bu yüzden hipotiroidide “az ye, hızlı ver” yaklaşımı özellikle ters teper. Ayrıntılar için kilo yönetimi sayfasına bakabilirsiniz.

Hipertiroidide beslenme

Tiroid fazla çalışırken enerji harcaması artar; yeterince yenmediğinde hem yağ hem kas kaybedilir. Tedavi sürecinde enerji ve protein alımının yeterli olması, kemik sağlığı için kalsiyum ve D vitamini kaynaklarına yer verilmesi önemlidir. Kahve, koyu çay ve enerji içecekleri çarpıntı ve titremeyi artırabileceğinden sınırlanır. İyot içeriği yüksek takviye ve besinler hakkında hekimin önerisine uyulur; bazı tedavilerden önce kısa süreli düşük iyotlu beslenme istenebilir.

Tiroid hastalarının beslenmede sık yaptığı hatalar

  • İlacı kahvaltıyla ya da kahveyle birlikte almak: Emilimi düşürür, değerlerin dalgalanmasına yol açar.
  • Yosun, kelp ya da yüksek iyotlu takviyeler kullanmak: Tiroidi desteklemek bir yana, işlevini bozabilir.
  • Sebzeleri guatrojen korkusuyla bırakmak: Pişmiş ve normal porsiyonda sebze sakıncalı değildir.
  • Test yaptırmadan glüteni kesmek: Olası bir çölyak tanısını güçleştirir.
  • Çok düşük kalorili diyete girmek: Yorgunluğu, saç dökülmesini ve kas kaybını artırır.
  • Kendini iyi hissedince ilacı bırakmak ya da dozunu değiştirmek: İlaç kararı yalnızca hekimindir.

Ne zaman hekime başvurmalı?

Boyunda şişlik ya da ele gelen kitle, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, nedeni açıklanamayan kilo değişimi, çarpıntı, belirgin halsizlik ve üşüme ya da tersine aşırı terleme ve titreme gibi belirtilerde hekime başvurun. Tiroid ilacı kullanan kadınlar gebelik planladıklarında ya da gebe olduklarını öğrendiklerinde vakit geçirmeden hekimlerine haber vermelidir; gebelikte ilaç gereksinimi değişir.

Sık sorulan sorular

Tiroid hastaları iyotlu tuz kullanmalı mı?

Çoğu kişi için ölçülü miktarda iyotlu tuz kullanımı uygundur. Hekiminiz özel bir kısıtlama önermediyse iyotlu tuzu bırakmanız gerekmez. Asıl kaçınılması gereken, yüksek doz iyot içeren takviyelerdir.

Tiroid ilacını içtikten ne kadar sonra kahve içebilirim?

Kahve, ilacın emilimini azaltabildiği için ilaçtan sonraki bekleme süresi dolmadan içilmemelidir. Bu sürenin ne kadar olacağını hekiminiz belirler; kahvenizi kahvaltıyla birlikte içmek pratik bir çözümdür.

Haşimoto diyetle geçer mi?

Hayır. Haşimoto otoimmün bir hastalıktır ve beslenmeyle ortadan kalkmaz. Dengeli beslenme; şikâyetlerin hafiflemesine, eksikliklerin giderilmesine ve genel sağlığın korunmasına yardımcı olur.

Tiroid değerlerim normal ama kilo veremiyorum, neden?

Değerler normalse kilo verememenin nedeni büyük olasılıkla tiroid değildir. Öğün düzeni, uyku, hareket, insülin direnci ve geçmişteki kısıtlayıcı diyetler birlikte değerlendirilmelidir.

Selenyum takviyesi almalı mıyım?

Selenyum ihtiyacı çoğu zaman beslenmeyle karşılanır. Takviye, yalnızca hekiminizin gerekli gördüğü durumlarda ve önerdiği süreyle kullanılmalıdır; fazlası zararlıdır.

İlgili Hizmetler

Gıda İntoleransı ve Eliminasyon Diyeti

Şişkinlik, gaz ve karın ağrısının arkasında gıda intoleransı olup olmadığını anlamanın en güvenilir yolu, planlı bir eliminasyon ve yeniden deneme…