D vitamini kullanmak, vücudun onu yeterince emdiği anlamına gelmez. Değerin yükselmemesinin arkasında kullanım biçimi, yağ emilimi, fazla kilo, ilaçlar ve magnezyum yetersizliği gibi nedenler bulunabilir; çözüm ise dozu kendi kendine artırmak değildir.
Tahlilinizde D vitamini düşük çıktı, hekiminiz bir takviye önerdi. Üç ay boyunca kullandınız, kontrol tahlili yaptırdınız; değer ya çok az yükselmiş ya da yerinde sayıyor. İlk akla gelen çözüm dozu artırmaktır. Oysa D vitamininin yükselmemesinin arkasında çoğu zaman miktar değil, kullanım biçimi ya da emilimle ilgili bir neden vardır.
Bu yazıda D vitamininin vücutta izlediği yolu, değerin yükselmesini engelleyebilecek on nedeni, doğru kullanım biçimini ve dozu kendi kendine artırmanın neden tehlikeli olduğunu anlatıyoruz.
D vitamini vücutta nasıl işlenir?
D vitamini iki yoldan elde edilir: güneş ışığının etkisiyle ciltte üretilir ya da besinler ve takviyelerle alınır. Yağda çözünen bir vitamindir; bağırsaktan yağlarla birlikte emilir. Emildikten sonra karaciğerde bir dönüşüm geçirir. Kan tahlilinde ölçülen değer, bu depo biçimidir. Ardından böbreklerde etkin biçimine çevrilir.
Bu yolun her basamağı sonucu etkiler: bağırsaktan emilim, karaciğer ve böbrekteki dönüşüm ve vitaminin dokulardaki dağılımı. Etkin D vitamini; kalsiyumun bağırsaktan emilmesini sağlar, kemik ve kas sağlığında, bağışıklık sisteminin işleyişinde görev alır.
D vitamini değeri neden yükselmez? 10 olası neden
1. Düzensiz kullanım ya da henüz yeterli süre geçmemiş olması
En sık neden budur. Atlanan günler, yarım bırakılan kutular ve “aklıma geldikçe” kullanım değeri yükseltmez. D vitamini düzeyinin yeni dengesine ulaşması haftalar alır; birkaç hafta sonra yapılan tahlil gerçek sonucu göstermez.
2. Aç karnına ya da yağsız bir öğünle almak
D vitamini yağda çözündüğü için emilimi öğündeki yağa bağlıdır. Sabah aç karnına suyla ya da yalnızca meyveden oluşan bir kahvaltıyla alınan takviyenin emilimi, yumurta, peynir, zeytin ya da zeytinyağı içeren bir öğünle alınana göre daha düşüktür.
3. Fazla kilo
D vitamini yağ dokusunda tutulur. Vücut yağı fazla olan kişilerde alınan vitamin daha geniş bir alana dağılır ve kandaki düzey daha yavaş yükselir. Bu nedenle fazla kilolu kişilerde gereksinim daha yüksek olabilir; miktarı hekim belirler.
4. Yağ emilimini bozan durumlar
Çölyak hastalığı, iltihabi bağırsak hastalıkları, pankreas yetmezliği, safra akışı sorunları ve mide küçültme ameliyatları yağın ve onunla birlikte D vitamininin emilimini azaltır. Yağlı ve kötü kokulu dışkı, kronik ishal ya da açıklanamayan kilo kaybı varsa bu olasılık mutlaka değerlendirilmelidir.
5. Kullanılan ilaçlar
Bazı sara ilaçları, uzun süreli kortizon tedavisi, yağ emilimini azaltan zayıflama ilaçları ve kolesterol düşürücü bazı reçineler D vitamininin emilimini azaltabilir ya da yıkımını hızlandırabilir. Kullandığınız bütün ilaçları hekiminize bildirin.
6. Karaciğer ve böbrek hastalıkları
D vitamininin vücutta işe yarar hâle gelmesi için karaciğer ve böbrekte dönüşmesi gerekir. Bu organların hastalıklarında hem düzey hem de etki aksayabilir; tedavi biçimini hekim belirler.
7. Magnezyum yetersizliği
D vitaminini dönüştüren enzimler magnezyuma ihtiyaç duyar. Magnezyumu yetersiz olan kişilerde D vitamini düzeyini yükseltmek güçleşebilir. Bu konuyu magnezyum formları yazısında ele aldık.
8. Güneşten yararlanamamak
Kapalı ortamda çalışmak, kapalı giyim, koyu ten rengi, ileri yaş ve kış ayları ciltteki üretimi azaltır. Cam arkasından alınan güneş D vitamini üretimini sağlamaz.
9. Ürünün kendisi ya da kullanım hatası
Damla formundaki ürünlerde şişeyi yanlış tutmak ya da damlayı kaşığa değil doğrudan ağza damlatırken saymakta hata yapmak, alınan miktarı değiştirir. Sıcakta ve ışıkta bekletilen, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin etkinliği de azalabilir.
10. Tahlil birimlerinin karıştırılması
Laboratuvarlar D vitaminini iki farklı birimle bildirebilir ve bu iki birimdeki rakamlar birbirinden çok farklıdır. Farklı laboratuvarlarda yapılan iki tahlili karşılaştırırken birimin aynı olduğundan emin olun; yoksa yükselmiş bir değeri düşmüş sanabilirsiniz.
D vitamini nasıl kullanılmalı?
- Hekimin önerdiği miktarda ve sürede: Gereksinim; başlangıç değerine, kiloya, yaşa ve sağlık durumuna göre değişir.
- Günün en yağlı öğünüyle: Çoğu kişi için bu, kahvaltı ya da akşam yemeğidir.
- Her gün aynı saatte: Alışkanlık, unutmanın önüne geçer.
- Diğer ilaçlarla etkileşime dikkat ederek: Hangi ilaçla arada süre bırakılması gerektiğini hekiminize ya da eczacınıza sorun.
- Uygun koşullarda saklayarak: Serin, kuru ve ışık almayan bir yerde.
Sabah ya da akşam alınması arasında kanıtlanmış belirgin bir fark yoktur; belirleyici olan, yağ içeren bir öğünle ve düzenli alınmasıdır.
Güneşten D vitamini nasıl alınır?
D vitamininin doğal kaynağı güneştir. Kollar ve bacaklar açıkken, güneşin dik geldiği saatlerde, cilt kızarmadan alınan kısa süreli güneş üretimi sağlar. Gereken süre ten rengine, mevsime ve bulunulan enleme göre değişir. İzmir gibi güneşli bir şehirde bile kış aylarında, kapalı ortamda çalışanlarda ve yazın güneşten sürekli korunanlarda üretim yetersiz kalabilir.
Güneş yanığı cilt kanseri riskini artırır; bu yüzden amaç uzun süre güneşlenmek değil, kısa ve düzenli maruziyettir. Cilt hastalığı ya da güneşe duyarlılık yapan ilaç kullanımı varsa hekime danışılmalıdır.
D vitamini hangi besinlerde bulunur?
Besinlerdeki D vitamini sınırlıdır; başlıca kaynakları somon, sardalya, uskumru gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı, karaciğer ve D vitaminiyle zenginleştirilmiş bazı süt ürünleridir. Bu besinler değerlidir, ancak eksikliği tek başına beslenmeyle gidermek çoğu zaman mümkün olmaz. Bu yüzden eksiklik saptandığında hekimler genellikle takviye önerir.
Dozu kendi kendine artırmak neden tehlikeli?
D vitamini suda çözünen vitaminler gibi idrarla kolayca atılmaz; vücutta birikir. Gereğinden fazla alındığında kandaki kalsiyum yükselir. Bunun belirtileri bulantı, kusma, iştahsızlık, kabızlık, aşırı susama, sık idrara çıkma, halsizlik ve bilinç bulanıklığıdır; böbrek taşı ve böbrek hasarı gelişebilir, kalp ritmi bozulabilir.
“Değerim ne kadar yüksek olursa o kadar iyi” düşüncesi doğru değildir. Hekimin önerdiğinin üzerine kendi kendinize ek doz almak, birden fazla D vitamini içeren ürünü aynı anda kullanmak ya da yüksek dozlu ampulleri gelişigüzel içmek ciddi sonuçlar doğurabilir. Değer yükselmiyorsa yapılacak şey nedeni araştırmaktır.
K2 vitamini ve magnezyum birlikte alınmalı mı?
D vitaminiyle birlikte K2 kullanımı çok popülerdir. K2’nin kalsiyumun kemiklere yönlendirilmesinde rol oynadığı bilinir; ancak D vitamini kullanan herkesin K2 alması gerektiğini gösteren yeterli kanıt yoktur. Kan sulandırıcı kullanan kişilerde K vitamini ilacın etkisini değiştirebileceği için hekime danışılmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.
Magnezyum ise beslenmeyle yeterince alınamıyorsa ya da eksiklik düşünülüyorsa önem kazanır. Her iki takviye için de karar, sağlık durumunuzu ve ilaçlarınızı bilen hekiminizle birlikte verilmelidir.
Kısaca
- D vitamini yağda çözünür; yağ içeren bir öğünle ve düzenli alınmalıdır.
- Değerin yükselmemesinin en sık nedenleri düzensiz kullanım, yağsız alım, fazla kilo ve emilim sorunlarıdır.
- Bazı ilaçlar ve magnezyum yetersizliği de sonucu etkiler.
- Tahlilleri karşılaştırırken birimin aynı olduğuna dikkat edin.
- Dozu kendi kendinize artırmayın; fazlası zararlıdır.
- Değer yükselmiyorsa nedenin araştırılması için hekiminize başvurun.
Sık sorulan sorular
D vitamini eksikliği kilo aldırır mı?
Fazla kilolu kişilerde D vitamini düzeyi daha sık düşük bulunur; ancak bu, eksikliğin kiloya neden olduğunu göstermez. D vitamini takviyesinin tek başına kilo verdirdiğine dair sağlam bir kanıt yoktur.
Yazın da D vitamini kullanmalı mıyım?
Bu, değerinize ve güneşten ne kadar yararlandığınıza bağlıdır. Kullanıma ara verilip verilmeyeceğine, kontrol tahlilinize göre hekiminiz karar verir.
Kontrol tahlili ne zaman yapılmalı?
Değerin yeni düzeyine ulaşması birkaç ay alır. Kontrol zamanını hekiminiz belirler; çok erken yapılan tahlil yanıltıcı olabilir.